Yazar - Detay - Üst

Sait ÖZDEMİR

Sait ÖZDEMİR

9 Eylül 2018 Pazar 11:43:38

213 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

Hayat Dediğin Nedir Ki?

Sormuşlar bir bilgeye hayat nedir? diye;

Demiş ki bilge; iki yönlü bir yol, devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de vardır bir dost her köşesinde.

Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan, 
Bazen de aşarsın dertleri, sanki uçuyormuş gibi inerek buradan…

Peki, dost kimdir?

Bilge demiş ki, paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,verdin mi desteğini, sordun mu halini, yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun için. İşte dost budur demiş.

İnsanın hayatında en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birisidir gerçek dostlar ve dostluklar.

Ne kadarda çok ihtiyacımız var bugünlerde bunun gibi dostlara.

Başımızı yaslayacağımız doya doya içimizi dökeceğimiz, bir dağ gibi sırtımızı dayayacağımız bir dostunuz oldu mu, hiç.

Hayat dostlarla güzel dostlarla zengin. Dost biriktirmek lazım azizim mal mülk değil hem de gerçek ve hakiki dostlar.

Hayat ancak iyi güzel samimi dostlarla güzelleşir.

Selam olsun dostu dost bilen kutlu gönüllere.

 İnsan gözden ibarettir aslında geri kalan cesettir.

 Göz ise ancak gerçek dostu görendir. – Mevlana

Kalın Sağlıcakla

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman&Eğitimci Yazar

Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi…

İBRİK !..
“Bazı insanlara yetki verilir; bazıları da yetkiyi kendileri ararlar ve üstlenirler. “ 
“Ben bugün yetkiyi kendi arayıp bulanlardan söz edeceğim… 
Ve size bana intikal eden bir hikâyeyi anlatacağım.” 
“Adamın biri yabancı olduğu bir kasabada dolaşırken büyük abdesti gelir.
Fena halde sıkışmıştır. Oraya-buraya seyirtir. Tuvalet arar, bulamaz.
Sonra aklına gelir. Burası bir müslüman kentidir. Ve her caminin müştemilatında mutlaka bir umumi tuvalet olması gerekir. Gözlerini havaya çevirir ve bir minare görür. O yana doğru seyirtir ve tuvaleti bulur. Boş iki kabin; kapılarında birer su ibriği ve çubuğunu tüttüren; bir sandalyenin üstüne adeta tünemiş bir tuvaletçi görür.
İbriklerden birini kaptığı gibi kabinlerden birine dalar. İbrikçi arkasından var gücüyle bağırır.”
“- Bırak o ibriği, ötekini al…..” 
“ Adamın tartışacak hali yoktur. Bırakır aldığı ibriği, ötekini alır ve içeri girer…
Ooohhhh… rahatlamıştır. Taharetlenir, dışarı çıkar, elllerini yıkar, parasını da verdikten sonra ibrikçiye sorar… ”
“- Yahu arkadaş içeride merak ettim, düşündüm. Bu ibriği değil de ötekini alsaydım ne olurdu?”
“İbrikçi mağrur bir ifadeyle çubuğndan iki nefes daha çeker; sandalyesine iyice gömülür ve soruyu yanıtlar…
“BIRAK!… BİZİM DE BU KADAR FORSUMUZ OLSUN….”
“ İşte muhterem misafirlerim ve sevgili talebelerim. Bazı insanlar hayatta zorla ya da hasbel kader aldıkları yetkiyi böyle kullanırlar. 
Onun için bu tiplere aldırış etmeyeceksiniz ve üzülmeyeceksiniz.
Birgün gelir, o ibrikçi gider yenisi gelir…

 

BİR ÇİN DARBI-MESEL’İ…..

Bir adam okçu olmak istiyormuş… 
Bir okçu ustasının yanına çırak olmuş. 
Beş yıl geçirmiş orada. 
Bir gün ustası demiş ki “Benden öğreneceğini öğrendin, benim bildiğim bu kadar, var git artık sen de usta bir okçusun.” 
“Yok” demiş adam, “ben daha fazlasını öğrenmek isterim.” 
“Öyleyse falan yerde bir usta var, onun yanına git.” 
Adam beş yıl da o ustanın yanında kalmış. 
Sonunda o da “Bütün bildiklerimi öğrettim sana” demiş. 
Adam “Bu bana yetmez” demiş. 
Oradan başka bir ustanın yanına gitmiş… Oradan başka bir ustanın yanına daha… 
Sonunda ülkedeki bütün ustalar ona “sen oldun” demişler, “her şeyi öğrendin.” 
“Yok” demiş adam, “bu yetmez bana.” 
“Peki öyleyse” demişler, “bir dağın başında yalnız yaşayan bir usta var, herkesten çoğunu o bilir, onun yanına git.” 
Adam yollara düşmüş, günlerce aramış, yaylalardan, ovalardan geçmiş, sonunda bir dağın başında ihtiyar okçuyu bulmuş. 
Usta, bir taşın üstünde oturuyormuş. 
“Bana okçuluğu öğret” demiş adam ustaya. 
Usta adama bakmış. 
Sonra boş ellerini havaya kaldırmış, ok atar gibi yapmış… 
Ve vurulmuş bir kuş düşmüş.

SONUÇ:
Gerçek dindarlık, en büyük ustalık gibi, ok ve yaya ihtiyaç duymadan kuşu vurabilmektir… 
Tasavvuf da bunu anlatır. 
Gerçek inanç, hiçbir gösteriye ihtiyaç duymadan, hiçbir şekle sığınmadan Allah’a ulaşır. 
Bir çölün ortasında durur, çıplak ellerini açar ve bütün inancınla bakınca “sevdiğine” kavuşur. 
İnanmak, kabalıktan korur insanı… 
Korumalıdır da. 
“Yol odur ki doğru vara, 
Göz odur ki Hakk’ı göre ,
Er odur alçakta dura,

Yüceden bakan göz değil” 
Biraz “alçakta durun”, “yüceden bakmayın,” dini kibre, gösterişe alet etmeyin. 
Müslümanlık adına insanları dinden kuşkuya düşürmeyin. 
Ve, bir inançsız kulda dini anlatma ihtiyacı uyandırıyorsanız dönüp de ne yaptığınıza bir bakın.

Bir kez gönül yıktın ise 
Bu kıldığın namaz değil 
Yetmiş iki millet dahi 
Elin yüzün yumaz değil”

Sözü dost, özü düşmandan usandım
Dili mümin, kalbi şeytandan usandım
Herkesin kahrı çekilir ama

HEPİMİZ SANAL ALEMİN ESİRLERİYİZ.. (MAALESEF)

Sanal alemde her şey birbirine benzer. Hiçbir şeyin ehemmiyeti yoktur

Düşünün internet ortamında ne muhteşem sözler, manalar ve ayetler uçuşuyor.

Her kandilde her mübarek gecede…

Kaç tanesinin kalplerde karar kılıp sonra da hayatınızda bir etki yarattığına şahit oldunuz?

Gelirler geçerler.

O anda hoşunuza giderler. Sonra üzerinizde hiçbir etki bırakmadan uçup giderler, o sözler, o ayetler o nasihatler… Adı üstünde, sanaldırlar çünkü…

Evet, maalesef sanal âlemde okunan ayetler de aynı hissiyat perdesine sarılıp gidiyorlar.

Sanal alemde ki halimiz deve kuşu gibi… Ne devedir ne kuştur. Ama hayatınız, ömrünüz, vaktiniz o sanal girdiler çıktılar içinde berheva olup gider…

 

ALLAH BİZİ AF ETSİN !…

Tiwit atmaktan, birilerine cevap veya masaj ve mail yetiştirmekten, face’den, fücurdan fırsat bulurlarsa birkaç satır da sanal ayet okuyorlar.

Kimi laf sokuyor, kimi aşk yazıyor.

Tamam ama yarın mahşer de “ömrünü nerede geçirdin” sorusuna hepimiz, “facede”.. “twitterda” diyeceğiz.

ALLAH bizi affetsin..

 

Yazar - Detay - Alt
 

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.