Yazar - Detay - Üst

Münevver Gülçe

Münevver Gülçe

8 Ocak 2017 Pazar 23:53:05

503 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

Günahlardan Arınmak İçin

Bir Fırsat: Üç Aylar       

Recep, Şaban ve Ramazan…

Üç  aylar ne ifade eder bizim için, ya da bu ayları diğerlerinden ayıran ne ki biz bu aylara geldiğimiz de ibâdetlerimize daha fazla sarılıp daha fazla tefekkür edip ve daha fazla zikirle meşgul oluyoruz. Ya da oruç ibâdetimiz neden bu aylarda âzamî-en üst düzeye çıkıyor?

Bütün bunların cevabı aslında Rabbimizin ve kâinatın Efendisi  Peygamberimiz (sav)’in bu aylara yüklemiş olduğu değerden kaynaklanıyor diye düşünmek, çok da isabetsiz olmasa gerek. Çünkü biz üç aylar dediğimizde:

 * Sevapların kat be kat arttırıldığını,

* Hakk’ın rahmetine açılan bir kapı olduğunu,

* Günahlarımızın kefareti için birçok fırsat verildiğini,

* Kalplerimizin manevî doyum mevsimine girdiğini,

* İnsanın  zihin ve ruh dünyasında önemli kırılma noktalarının yaşandığı ayları anlıyoruz.

Belki bu maddeleri  daha da çoğaltabiliriz.

Recep, Şaban ve Ramazan aylarının önemini arttıran bir diğer özellik hiç şüphesiz mübârek gün ve gecelerin bu aylarda bulunmasından kaynaklanmaktadır. Recep ayında bulunan Regâib ve Mîrac geceleri, Şaban ayında bulunan Berat gecesi, Ramazan ayında ise Kadir gecesi  ümmet için inanılmaz fırsatların verildiği gün ve gecelerdir. Enes b. Mâlik (r.a)’dan bir rivayete göre Hz. Peygamber (s.av.) Efendimiz, Receb ayına girdiği zaman: “Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan.” (Ey Allah’ım! Receb ve Şaban ayını bize mübârek kıl. Ve bizi Ramazana ulaştır.) Diye dua ederlerdi.[1]

Kendi içinde bu ayları değerlendirdiğimizde mesela Receb ayında işlenen ibâdet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin manevî ecri ve sevabı bire yüz verilmektedir. Bunun için mü'minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler. Aynı zamanda bu ay günahların affedildiği aydır. Rivâyete göre şu istiğfar duasını Receb ayında yedi kere okuyan kimsenin günahları affolunmaktadır:

“Estağfirullâhe'l-Azîme'llezî lâ ilâhe illâ hû el-Hay-yü'1-Kayyûmu ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ-yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.”

Mânâsı: “Hayat sâhibi olan, her şeyi idare edip ayakta tutan, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tan mağfiret dilerim. Kendi nefsine zulmetmiş kulun tevbesi gibi O’na tevbe ederim. Öyle bir kul ki, kendi nefsi adına ne ölüme, ne hayata ve ne de tekrar dirilmeye sâhip değildir.” [2]

Şaban ayının faziletine dair hadis-i şeriflere baktığımızda; Hz. Aişe Vâlidemiz (ra)’dan rivâyete göre, Hz. Peygamber (sav) Efendimizin nafile oruç tutmayı en çok sevdiği ay: Şaban ayıdır.[3]

Nitekim Hz. Aişe (ra) validemiz şöyle der: “Resûlullah (sav) Efendimiz, o derece oruç tutardı ki, biz; bu, artık orucu bırakmaz, derdik. Bazen de orucu öyle terk ederdi ki, artık bu oruç tutmaz, derdik. Ben Resûlullah (sav) Efendimizin Ramazan-ı şerif ayından başka hiçbir ayı tamamen oruçlu geçirdiğini görmedim. Şaban ayı kadar hiçbir ayda çok oruç tuttuğunu da görmedim.”[4]

Ramazan ayının ise Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması bu ayın kutsiyetini arttıran diğer bir husustur.

Ubâde bin Samit anlatıyor; Ramazan ayının başladığı bir günde Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibâdette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır”[5]

Bütün bu güzelliklere mazhar olmamızı isteyen Efendimiz (sav)’in bu hususta birçok hadis-i şerifi mevcuttur. Aslında bu tür aylar bize verilen açık çeklerdir. Allah (cc) cehennemi yaratmıştır. Fakat ona giden yolları da keskin virajla dönmemiz için bizim önümüze fırsatlar sunmuştur. Bu noktada, biz mü’minlere düşen ise bu fırsatları değerlendirmek olmalıdır.

 


[1]Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259, Taberani, el-Mucemu’l-Evsat, No:3951; 4/558,

[2] Mecmûatü'l-Ahzâb, 1:599

[3] Ebû Dâvud, Sıyam:57, Ahmed bin Hanbel, 4/188

[4] Buhari, Savm:52; Müslim, Sıyam:175; Ebû Dâvud, Sıyam:59

[5] et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99

Yazar - Detay - Alt
 

KISACA BİZ

Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şubesi olarak 1995 yılından beri sevgili hemşehrilerimize hizmet etmek çabasındayız. Kadın, erkek ve çocuklar olarak tüm aile fertlerine eğitim, kültür ve sosyal konularda programlar düzenlemekteyiz. Maddî ve manevî yönden katkılarda bulunmaktayız.

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.