Yazar - Detay - Üst

Huzeyfe Bilal Üvez

Huzeyfe Bilal Üvez

24 Aralık 2016 Cumartesi 11:10:38

442 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

Dünyevîleşme Ve Biz

Dünyevîleşme kelimesi Latince kökenlidir. “Irk, çağ,” demek olan “saeculum” dan türemiş olup, değişik anlamlara gelmektedir. Anlamlarından birisi “dünya” köküne bağlı olarak “dünyaya ait, dini olanın dışında, kutsanmamış, profan (dinle ilgisi olmayan, kutsalın dışında her şey)” şeklinde açıklanabilecek olan “dünyevî, lâ-dinî” anlamıdır. Özellikle Hıristiyanlıkla birlikte bu kelime daha çok gündelik hayata ait olan, dini boyutu olmayan hayat tarzı anlamında kullanılmıştır. Yâni kısacası dünyevîleşme; “dinden uzak, sâdece dünya için yaşamaya” denir.

Dünyevîleşme arzusu hepimizi tehdit ediyor. Medya organlarıyla oluşturulan dünyevîleşme arzusu dinî hassasiyetlerimize zarar vermektedir. İmanımızda, ibâdetlerimizde, düşünce ve his dünyamızda, aklımıza ve kalbimizde, ahlâki yapımızda, sosyal yaşantımızda dünyevîleşmenin etkisi oldukça fazladır.

Peki, bunun için çözüm nedir? Allah (c.c.) kelâmında şöyle buyurmaktadır: “Şâyet insanlar tek bir ümmet olmayacak olsaydı Rahman’a küfredenlerin evlerini tavanlarını ve (evlerinin) üstlerine çıktıkları merdivenleri gümüşten yapardı. Ve onları ziynete boğduk. Bütün bunlar sâdece dünya hayatının geçimliğidir. Âhiret ise, Rabb’inin katında, Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.” (Zuhruf, 33-35)

Bu âyetin yapmış olduğu tesir Allah’a ve Rasûlüne kalben inanmış her mü’min kişiyi sarsar, sarsması da gerekiyor. Çünkü Allah’ın yeryüzüne insanoğlu için yaratmış olduğu ne varsa bu âyetle değersizleşiyor. Kur’an-ı Kerim’in de, geçmiş peygamberleri ve onların Allah’a karşı kulluklarını hakkıyla yerine getiren ümmetlerini anlattıktan sonra; “Nihayet onların peşinden öyle nesiller geldi ki, bunlar namazı bıraktılar, nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.” (Meryem, 59) Âyetiyle onlardan sonra gelen nesillerin dünyevîleşme serüvenine vurgu yaptığını görüyoruz. Bu âyet dünyevîleşmenin ilk iki basamağına işaret ediyor. Birincisi başta namaz olmak üzere ibâdetleri terk etmek, ikincisi ise pis, ahlâksız, aşağılık arzularına tâbi olmalarıdır. Kur’an’ın bu söylediği, sâdece geçmişteki topluluklar için söz konusu olan bir durumu haber vermek değildir. Bu aynı zamanda gelecek nesiller için de aynı tehlikenin var olduğuna dair bir uyarıdır. Yâni bu tehlike, Hz. Muhammed (s.a.v.) ümmeti için de söz konusudur.

Allah Rasûlü (s.a.v.) ümmetti için bu mevzudaki endişesini şu hadisleriyle dile getirmektedir: “Korktuğum şeylerden birisi de benden sonra size dünya nimet ve ziynetlerinin açılması (sizin için onlara gönlünüzü kaptırmanızdır.)”(Buhari, Zekat, 47; Müslim, Zekat, 121-122) bu konuda nakletmemiz gereken başka bir hadis de şudur: Cizye tahsili için gittiği Bahreyn’den Ebu Ubeyde b. Cerrah’ın mühim mallarla döndüğünü haber alan Ensar’ın sabah namazını Efendimizle birlikte kılmak için geldiklerinde onlara söylediği sözler de yine Efendimizin ümmeti için en çok korktuğu şeyin dünyevîleşme olduğunu göstermektedir. Namazdan sonra onlar huzuruna çıktıklarında şöyle demişti: “Öyle zannediyorum ki Ebu Ubeyde’nin bir şeyler getirdiğini haber aldınız. Sevinin ve ileride sizi sevindirecek şeyler bekleyin. Vallâhi ben bundan sonra sizin hakkınızda fakirlikten korkmuyorum. Aksine sizden evvelki ümmetlerin önüne dünyalıklar serilip birbiriyle yarıştıkları ve onları helâk ettiği gibi sizin önünüze de serilip çekişmenizden ve sizi de helâk etmesinden korkuyorum.” (Buhari, Cenaiz 72; Menakıb 25; Müslim, Fezail 30-31)

İşte zikrettiğimiz âyetler ve naklettiğimiz hadisler, dinî hayatta en üst noktaya ulaştıktan sonra peşlerinden gelen nesillerden bir kısmının manevî değerleri yitirip, şehvetlerinin esiri olacaklarını haber vermektedir. Ancak bu ifadeler sâdece bir haber vermeden ibaret olmayıp, aynı zamanda bu tehlikeye dikkat çekme anlamına da geliyor. Kur’an’ın meseleye dikkat çekmesi ve Hz. Peygamber’in bu kadar üzerinde durmasının sebebi, girilen bu yolun sonunun küfre kadar uzanmasıdır. Nitekim Kur’an bazı kimselerde dünya sevgisinin âhirete nazaran ağır basması sebebiyle küfre düştüklerinden bahseder. (bkz. İbrahim,14/3; Nahl, 16/105-107). Mü’min bir kimse böyle bir duruma düşmemek için tedbir almalıdır. Tedbir almanın en iyi yolu da Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in sözlerine kulak vermektir.

Âhiret için kalıcı olan ve Allah katında değeri olan şeyler, iyi sözler, güzel davranışlar ve sâlih amellerdir. Günlük hayatta insanlar gönüllerini mala, makama bağlıyorsa bilmelidirler ki, bunlar yeşilliklerin sararıp solması, kuruyup çerçöp olması gibi yok olmaya mahkûmdurlar. İşte dünya hayatı da böyledir, gelip geçicidir. Ama ne yazık ki insanoğlu bu geçici güzelliklere kolayca kanıyor, çabucak aldanıyor ve bunlarla kendini güçlü hissediyor. Âhirette kâfirler için şiddetli bir ceza, mü’minler için ise Rabb’leri tarafından bir mağfiret ve rıza vardır. Rabb’im bizi dünyevîleşme hastalığından korusun….Selam ve dua ile…. 

 

Yazar - Detay - Alt
 

KISACA BİZ

Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şubesi olarak 1995 yılından beri sevgili hemşehrilerimize hizmet etmek çabasındayız. Kadın, erkek ve çocuklar olarak tüm aile fertlerine eğitim, kültür ve sosyal konularda programlar düzenlemekteyiz. Maddî ve manevî yönden katkılarda bulunmaktayız.

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.