Yazar - Detay - Üst

Bayram YILMAZ

Bayram YILMAZ

28 Şubat 2018 Çarşamba 17:18:25

318 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

Elleri Kesilen Kadınların Durumu Neydi?

“Kardeşime yapılan hiçbir suç ispat edilmedi. 15 gün boyunca çok ağır işkenceler gördü. İşkence esnasında kardeşim isnat edilen suçları kabul etmediğinde işkenceciler şöyle dedi. “Ancak bir örgüt üyesi bu kadar mukavemet ve sabır gösterebilir” deyip dünya tarihinde ilk defa böyle bir delil sundular. “Hani Cumhurbaşkanımız demişti ya, ‘Dicle’nin kıyısında bir kurt kuzuyu kaparsa bunun sorumlusu bizleriz.’ Cumhurbaşkanım! Kardeşim ve onun gibi olanlar 24 yıldır içerdeler ve kurtlar tarafından kapıldılar. Sizler nerdesiniz? Nerde bu adalet? Bizim derdimiz Af değil, yeniden adil bir şekilde yargılanmalarını istiyoruz. Hükümet yetkililerinden erdemli bir hareket bekliyoruz ve Adaleti tesis etmelerini bekliyoruz ” 25 yıldır İslami Hareket Davasından Yatan Ahmet Şat’ın Ablası Zeynep DURMAZ:

 “Cumhurbaşkanımızdan ve Hükümetten Vaatler, Güzellemeler ve telkinler değil Somut adımlar istiyoruz. Somut adım da, içerideki kardeşlerimizin dışarı çıkması, bu şubatın son şubat olmasını istiyoruz. Bu yolda hayırlı bir adımın atılıp, öncelikli olarak hasta ve yaşlıların çıkartılması talebimizi yeniliyoruz. Bu mağduriyetler son bulsun. Bu konuyu gündemde tutmaya devam edelim.  Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Şube Başkanı Mehmet EŞİN:

 “Kardeşim Beni İzmir’e ziyarete geldiğinde gözaltına alındı. O dönemi hatırlarsanız; FETÖ’cü Zaman Gazetesi’nin yoğun propagandası sonucu gözaltına alındı ve yargılanmadan suçlu ilan edildi. Kardeşim 15 gün yoğun işkencelerden geçirildi. Ortada silah yok, silahlı eylem yok. Bir örgüt ihdas ettiler ve onunla yargıladılar. Sadece örgüt üyeliğinden idama mahkum edildiler. Kendilerine İşkence edenlerin koltuk atlarında Zaman Gazetesi olduğunu, kendilerine işkence edip ara verdiklerinde Namaza gittiklerini ve işkence sonunda işkencecilerin “Hakkınızı helal edin biz de emir kuluyuz diyerek kendilerinden af dilediklerini, kendilerine verilen emri yerine getiriyoruz” itirafında bulundular.

Mahkeme sunduğumuz hiçbir delili kabul etmedi. Şahitleri kabul etmedi.. Bizler Af istemiyoruz. yeniden adil bir şekilde yargılanma istiyoruz. Bu yargılanma yapıldığında suçsuz oldukları ortaya çıkacaktır. Eğer suçları varsa da yatsınlar. Fakat o dönem fetöcülerin Müslüman gruplara yaptıkları bir operasyonun sonucu bu mağduriyet yaşanıyor” 24 Yıldır Cezaevinde Bulunan Salih BAYTAP’ın ağabeyi Şevket BAYTAP:

Ve daha yüzlerce kimi genç fidanken tutuklanıp orta yaşlarını çoktan gecen, kimi seksen yaşının üzerinde  28 Şubat süreci mağdurlarının ailesi…

***

Hz. Yusuf bir iftira neticesinde devrin muktedirleri tarafından masumiyeti delilli ispatlı olmasına ve bilinmesine rağmen zindana atıldı. Atıldığı zindanın ne zamana kadar mesken olacağını bilmeden, bir peygamberin hem bel hem de yol evladı olarak “zindan bunların bana teklif ettiklerinden daha hayırlıdır” diyerek…

 Hz Yusuf zindanda bir mağduriyet ve mazlumiyet hikâyesi yazmadı. Zindanı kendisine medrese bildi. Bir mübelliği ahlakı ile “sevgili zindan arkadaşlarım” diyerek sahip olduğu imkânların imtihanını verdi. Davette bulundu. Kendisine inanıp güvenenleri karşılık beklemeden eğitti. Sadece zindandan kurtulacağını umduğu arkadaşına “beni efendinin yanında an” “beni unutmasınlar” dedi.

Hayat herkesin imtihanı olarak akarken şehrin muktedirleri karşılaşılan sıkıntılı bir durum neticesinde danışmak için zindandaki Yusuf (a.s) geldiler. Hz. Yusuf’tan aldıkları hikmetli cevabın ödülü olarak Yusuf’u zindandan çıkararak ödüllendirmek istediler.  Hz. Yusuf’un istese Firavundan gelen izinle elini kolunu sallayarak zindandan çıkabilecekken derdinin dışarısı olmadığını ifade eden o cümleyle seslendi; “Ellerini kesen kadınların durumu neydi”

***

28 Şubatların yıldönümlerinde hatırlayıp sonra zindan duvarların soğuk yüzüne terk ettiğimiz arkadaşlarımız için sormaktayız. Katılmadığı gösteri gerekçesi ile silahlı örgüt suçlamasıyla tutuklanıp zindanlara atılan arkadaşlarımızın gerçek suçu neydi?

Hangi kirli masalarda kurgulanıp, mazlumların umutlarını tüketen hesabın faturası niçin İzmir’de üniversite sınavını kazanmak için dershanesine giderken tutuklanan 17 yaşında bir delikanlıya kesildi.

Biliyorum dert bir değil elvan elvan… ama ey adil olmak zorunda olan mülkün emanetçileri sizde bilin ki “Elemim bir yüreğin karı değil”

Yusufca sesleniyoruz. Bugünün iktidarının mümessillerine, belki 18 yaşında, 22 yaşında arkasında iki aylık eşlerini 2 yaşında bebelerini bıraktırarak zindanlara siz atmadınız. Ama buğün zindan arkadaşlarımız sorumluluğu da sizlerin omuzlarında çünkü artık yetki sizde ve devlet sizsiniz. 20 yıldır içeride ömür tüketen kardeşlerimizin daha kalan ömürlerini haksız bir suçlamayla hapiste geçirmelerini istemiyoruz. Biliyoruz telaşlısınız ama bu telaşınızın bitmesini yeterince bekledik. Telaşınızı hoş görecek kadar da makul süreler geldi de geçiyor.

Yusufca sesleniyoruz. Koltuk altlarında zaman gazetesi taşıyanlar tarafından işkence gören kardeşlerimizin sucu neydi.

Çok mu şey istiyoruz. Dünyevi çıkarlardan azade olarak iman ettiğimiz kitabımızın bize öğrettiği ile “bizi unutmayın” demekle. Zannetmeyin sizden af diliyor ve bekliyor değiliz. Zannetmeyin “sizi affettik çıkabilirsiniz” dediğinizde elimizi kolumuzu sallayarak çıkacağız. Tekrar ediyoruz. “ellerini kesen kadınların durumu neydi…” Bilin ki 20 yıllık mağduriyetten sonra kimin kimden af dilemesi gerektiği de vicdan sahiplerinin insafına bırakıyoruz.

Yusufca sesleniyoruz. İstediğimiz af değil, sadece hukuk adına utanç verici bir dönemin, uygulamalarını ve darbeci hakim ve savcıların kararlarının tekrar gözden geçirilmesini istiyoruz.

Şeriatın kestiği parmak acımaz, adalete boynumuz kıldan incedir. Beyan ediyor, kararı baştan belli mahkemelerde değil, ADİL MAHKEMELERDE ADİL YARGILANMAK İSTİYORUZ. Bunu da en çok adalet’i bayraklaştıranlardan istemek hakkımız. Geçmişte siyaseten mağdur edilmeye çalışılmış bugünün tarla (imkan) sahipleri de bizi anlamayacaksa bu sefer de Yakup (a.s.) gibi “Ben hüznümü Rabbime sunarım…” der, kalan ömürlerimizi imtihan bilinci ile yaşamaya gayret ederiz.   Lakin bizim zindanlardaki masumiyetimiz ve mağduriyetimiz bize bunu reva görenlerin utancı olmaya devam edecektir. Bizlerin Hesap ve Din gününe imanımız tam, Rabbimizin adaletinden şek ve şüphemiz de yok elhamdülillah…

 

Yazar - Detay - Alt
 

KISACA BİZ

Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şubesi olarak 1995 yılından beri sevgili hemşehrilerimize hizmet etmek çabasındayız. Kadın, erkek ve çocuklar olarak tüm aile fertlerine eğitim, kültür ve sosyal konularda programlar düzenlemekteyiz. Maddî ve manevî yönden katkılarda bulunmaktayız.

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.