Yazar - Detay - Üst

Yasin Müslim

Yasin Müslim

24 Ocak 2018 Çarşamba 16:40:20

375 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

İnsan’ı Korumak

 

Hiçbir birey âni bir şekilde gelen değersizleştirilmeyi tamamıyla unutamaz. Korkulur ki bu değersizleşme vesikasından sonra birey kendi şahsında küçümseyebileceği başka şeylerin izini sürmeye çalışacaktır. Eski bir hor görmeyi devralıp bunu başka bir safhaya taşımak çözülmüş insanî değerlerin yıkımına işaret eder.

Zekâyı ahlâktan üstün tutma gayesi ile yarışa başlayan seküler zihin, ürettiklerinin altında ezile ezile ilerlemektedir. Farkında olmak derdi bir varoluş bir idrake erişme serüvenidir. Hasede yol açan tahrik kapılarını son raddeye dek kapamaya çalışan aynı safın mazlumları, gönül nişânelerini severek kurban ederler.

Alabildiğine şeffaflığın ve serbestiyetin tabiileşmesi temel noktaları dinamitleyecek, ardından kin, haset ve gurur eksik kalmayacaktır. Medeniyetlerin çökmeye yüz tutmasının en büyük etki noktası bireylerdeki kötü özelliklerin artışına bağlanmasıyla açıklanır.

İnsanların uzun bir koşturmanın ardından, yalnız kalmasıyla nefes alabilmeyi kitaplarda bulabilmesi ne kadar manidardır. O ana dek sorgulamayı ve düşünmeyi gerektirmeyen eylemlerin süre giden gelgitlerinde ansızın duraksıyor. Ardı arkası kesilmeyen sorular birbirini takip ediyor.

Uygarlığın ilk alâmeti adâlettir. Adâletle her şey vücut bulur, esenlik dağıtır ve peşi sıra gelişen tüm devinimleri istikrarlı hâle koyar. Toplum nereye savrulursa savrulsun, toparlayıcı unsur adâlet olmuştur. Kalabalık yalnızlıklar ya da izah edilemeyen ruhî boğulmalar, çağın serpiştirdiği çirkinliklere dâhil olsa da cevap aslâ değişmez. Adâlet insanların umutlarını, kaygılarını, hedeflerini yer altına indirmesini engeller. Gizemli gettoların insanları zehirlemesine müsaade etmez.

Tesadüfler, değişiklikler ya da matematikî tüm denklemler çapraşık hayatî bütünlüğü irdelemek ister. Adâleti merkeze koyan ve bunun tüm bireylere ulaşmasının idealini biriktiren zihinler, kurgulanan saçmalıkların cılız ütopyalarına aman vermez.

Kitleler içinde belki de en önemli olay deşarjdır. Bireylerin mesafe yüklerinden, karar almanın ağır yansımalarından ancak birlikte hareket ederek kurtulmaları mümkündür. Tüm ayrımların kenara atıldığı, eşitlendiği bir ortamda herkes huzurlu hisseder. Belki hiçbir zaman sınırsız bir rahatlama hissi olmayacaktır. Belki de olmamalıdır. Temel unsurları yıkıcı tehditten uzak tutan sağlam bir adâlet duygusu var olan bir üst oluşumun oluşturduğu güvendir.

Adâlet en başta “doğru” olmayı gerektirir.  Gerektiğinde risk almayı, hattâ doğruluk adına kötü olmayı göze almaktır. En yakınlarının, sevdiklerinin aleyhine; düşmanının lehine karar verebilmektir kimi zaman…  Aşağıdaki âyet tam da bu konuyu vurgulamaktadır.

“Ey iman edenler, âdil şâhidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adâletten alıkoymasın. Adâlet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.”  (Mâide, 8)

Adâlet toplumsal bir değer gibi gözükse de bizzat bireyin kendi hayatını yönlendirmesinde temel bir değer hâline gelebilir, gelmelidir. Esasında herkesin hayatı seçimlerden oluşur. Yaptığımız her iş, verdiğimiz her tepki, sergilediğimiz her tutum gerçekte diğer tüm alternatifler arasından uygun bulduğumuz ve seçtiğimizdir.

Her türlü değerden ayıklanmış ve soyutlanmış zekâ kavramının öne çıkarılması, toplumun kendini ifade etmesinde, üretime ve sosyal hayata katıda bulunmasındaki gücüne darbe vuracaktır.

Yaşadığımız dünyada, toplumda, adâletin tezahür düzeyi kaygı vericidir. İlkenin değil, ilkesizliğin, kuralın değil kuralsızlığın hâkim olduğu bir dünyada yaşadığımız genel kabuldür.

İnsan’ı önce kendimize karşı, kendi çıkarlarımızdan, kötü niyetlerimizden, şişkin kabarıp duran şımarıklığımızdan, gizlenmiş ikiyüzlülüğümüzden, sırf içi boş merak düşkünlüğümüzden korumamız ve savunmamız gerekiyor. Hesap sormak bizim mesleğimiz değil… İnsanlar da bizim keyif alacağımız eğlencemiz değil.

Gerçekte olan ise; yeryüzüne dağılmış duran insanoğlunun derdine bir kapı aralamak ve yeni tazelenmiş bir soluk açmaya vesile olmaktır.

Yazar - Detay - Alt
 

KISACA BİZ

Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şubesi olarak 1995 yılından beri sevgili hemşehrilerimize hizmet etmek çabasındayız. Kadın, erkek ve çocuklar olarak tüm aile fertlerine eğitim, kültür ve sosyal konularda programlar düzenlemekteyiz. Maddî ve manevî yönden katkılarda bulunmaktayız.

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.