Yazar - Detay - Üst

Yusuf Yavuzyilmaz

Yusuf Yavuzyilmaz

2 Kasım 2017 Perşembe 09:03:48

73 kez okundu.

Yazarın Biyografisi Yazarın Diğer Yazıları

ELEŞTİRİ AHLÂKI

1) Bireylerin kişisel özellikleri değil, düşünceler üzerinden tartışmayı sürdürmek gerekir. Tartışmayı bireysel özellikler üzerinden yürütmek hem konudan uzaklaşmayı, hem de konuyla doğrudan ilgisi olmayan bir düzleme çekmekle sonuçlanır. Böyle bir tartışmadan verimli bir sonuç beklemek hayâldir. Eleştiri bireysel beklentileri öne çıkararak yapılmamalıdır. Kendi çıkarlarını önceleyerek yapılacak bir eleştiri ahlâkî olmadığı gibi, gerçeği aramaya da dönük değildir. Beklentisi karşılanmadığı için içinde bulunduğu parti ya da grubu eleştirmeye başlamak çok ahlâkî bir tutum değildir.

2) Eleştiriye neden olan konu, yerini sizin bireysel özelliklerinize terk etmişse, tartışmanın hiçbir anlamı yoktur. Bu durum bir gerçeği aramak yerine kişisel hakaretlerin ön plana çıkacağı eşiktir. Kazanma hırsı ve kaybetme korkusunun egemen olduğu bir tartışmayı sürdürmenin ve eleştiri yapmanın hiçbir değeri yoktur. Bu tür bir eleştiride konunun kendisi çoğunlukla arka plânda kalır. Konudan uzaklaştıkça tartışmanın ve eleştirinin seyri de değişir.

3) Eleştiri yaparken ideal olan düşünceler ile gerçekler arasındaki bağlantıyı sağlıklı bir şekilde kurmak gerekir. İnsan bir ideale inanır, var olanlar arasında ise seçim yapar. Var olan ile ideal olan arasında daima kapanmaz bir mesafe vardır. Tümüyle ideale teslim olup var olanı gözden kaçırmak insanı tarih ve toplumdan koparıp fildişi kuleye mahkûm eder. Tümüyle var olan gerçekliğe angaje olmak ise insanı ideal olandan, ahlâktan koparır.

4) Eleştiri yaparken ideolojik sloganlardan uzak durmak gerekir. İdeoloji, belli bir amaç doğrultusunda slogan üretir. Slogan üzerinden soruları çözmek imkânsızdır. Her ideolojinin tarihle sınanmamış kusursuz ütopyalarının olduğu bir gerçektir. Oysa tabiatı gereği hataya açık ve bilgisi tarihî olan insan kusursuz bir model inşa edemez. Bundan dolayı rahmetli İzzetbegoviç; "Müslüman’ın ütopyası olmaz. Ütopya tabiatı gereği materyalisttir" der. Hiç kuşkusuz eleştiri yaparken, toplumsal gerçeklikle uyuşmayan teorik tasarımlardan kaçınmak gerekir.

5) Eleştiri yaparken ihmal edilmemesi gereken bir ilke de, eleştiriye konu olan bilgi ya da olayın doğru olmasıdır. Doğruluğundan kesin emin olmadığınız bilgi üzerine yorum yapmamak gerekir. Eleştiride dayanılan bilginin doğruluğu test edilmemişse yapılan yorumun isabetli olması mümkün değildir. Eleştiri yaparken doğruluğu test edilmemiş bilgileri kullanmaya çalışmak temelde bir ahlâk sorunudur.

6) Bir düşünürün görüşleri eleştirilecekse, mümkünse ona ait tüm eserler gözden geçirilmelidir. Doğru eleştiri için bir eseri incelemek yetmeyebilir. Diğer eserlerinde bu görüşlerini değiştirmiş olabilir. Bir önemli noktada eleştiriye konu olan yazar birincil kaynaklardan, yâni kendi eserlerinden yola çıkılarak eleştiri inşa edilmelidir. Yazarın eserleri üzerine yazılan ikincil kaynaklar, nihayetinde yazar üzerinde çalışan kişinin öznel düşünceleri içerdiğinden, yazar ile inceleme yapan kişinin düşüncelerini karıştırılma ihtimali vardır. Eleştiriyi ikincil kaynaklar üzerinden yürütmek yanlış yorumlara yol açabilecek bir zaaftır.

7) Bir partiye, gruba, cemaate üye olmanız sizi adâletten ayırmasın. Partinizin, grubumuzun, cemaatinizin yanlışlarını sâhiplenmeyin. Her partinin, grubun, cemaatin insanlardan oluştuğunu unutmayın. İnsan hatadan arınmış bir varlık değildir. Bu yüzden eleştiri yaparken grubunuzun önceliklerini değil, hakîkatin kendisine ve doğru bilgiye ulaşmayı amaç edinin.

8) Bireysel tartışmalarda ahlâkî bir seviye sorunu varsa orada bulunmamaya gayret edin. Dikkate alınmamayı hak eden insanların kaba, nezaketsiz ifadeleri ise görmezden gelme eğiliminde olun. Tartıştığınız insanı küçümseyici bir kibir içinde kesinlikle olmayın. Karşınızdaki insanın bilgi eksikliği ile alay etmeyin. Eğer muhatabınız, tüm çabanıza karşın nezaketsiz ve ahlâk dışı bir retorikte ısrar ediyorsa bu nezaketsizliğin parçası olmayın.

9) Eleştiri yaparken dayandığınız bilgileri mutlaklaştırmayın. İnsan olduğunuzu, yanılabileceğinizi, bilginizin eksik olabileceğini gözden uzak tutmayın. Aynı şekilde içinde bulunduğunuz parti, grup, cemaat, sivil toplum örgütü, mezhep gibi oluşumları da mutlaklaştırmayın.

10) Kur’an dışında yanılgısız bilgi kaynağı yoktur. Çünkü o, yanılgısız bir bilgi kaynağından gelir. İnsanın ürettiği bilgiler, kim tarafından üretilirse üretilsin, bilgisi ve konumu ne olursa olsun mutlaklık değeri taşımazlar. Bundan dolayı içine insanî çaba giren bütün yorumlar mutlaklaştırılamayacağı gibi, kim tarafından yapılırsa yapılsın, ilmî otoritesi ne olursa olsun yapılan yorum ana kaynakla eşitlenemez.

11) Sosyal konularda özcülük insanı gerçeklerden koparma riskini taşır. Sürekli gerçekliğe angaje olmak ise insanı değerlerden koparır. Sağlıklı eleştiri bu ikiş yaklaşımın ortasını bulmakla yapılabilir.

12) Belli bir siyasî ve örgüt kampının içinden konuşan insanın öznel değerlendirmeler yapması kadar doğal bir durum yoktur. Bir siyasî anlayıştan başka bir siyasî anlayışa geçişte yaşanan paradigma değişikliği, büyük ölçüde farklılaşan değerlendirmelere de yol açar. Bu durum yapılan değerlendirmelerde köklü değişimlere yol açar. Bağlı bulunduğu grup içinden konuşmak hakîkati onunla özdeşleştirmek sağlıklı eleştiriyi engelleyen bir davranış biçimidir.

13) Tarih, insanların etkin olduğu bir alandır. Peygamberler hariç ki, onların hataları Allah tarafından düzeltilmiştir, tarihte etkili olan her aktör insandır ve insan olmanın zaaflarına sâhiptir. Bundan dolayı tarihin içinde olan, ontolojisi gereği hataya açık olan insan kutsallaştırılıp insanüstü bir konuma yükseltilemez. Bu yüzden bilgisi tartışılamaz, bütün zamanlar için geçerli bilgi üretmek insanın yapısına aykırıdır.

14) İnsanların sizden farklı düşüneceği gerçeğini gözden uzak tutmayarak, yapılan farklı eleştirilere karşı hoşgörülü olun. Hiç kimse sizin gibi düşünmek, sizin gibi inanmak, olayları sizin gibi analiz etmek zorunda değildir. Hayatın çoğulcu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

15) Olayları sosyolojinin sınırları dışına taşıyıp sürekli komplo teorisi ile açıklamaya çalışmak çoğu kez insanları gerçeklerden koparır. Gerçeklerden kopan spekülatif düşünceler kendi içinde tutarlıdır, ancak hayatın gerçekleriyle uyuşmaz. Eleştiri yaparken uygulanması mümkün olmayan ve hayatın gerçekleriyle uyuşmayan retorik üzerinden yürümeyin.

16) Bir terör örgütüne sempati duyan, terör örgütünün eylemlerine sessiz kalan militanlarla aslâ tartışmaya girmemek gerekir. Bunu PKK, FETÖ, DHKP-C ve İŞİD gibi örgütlere sempati duyan bazı kimselerin yorumlarında çok net bir şekilde görmek mümkündür. Terör örgütünün militanları vardır. Militanın aslâ tartışmayacağı kesin doğruları vardır. Militan özcü olduğu için, düşüncelerini aslâ tartışmaya açmaz.

17) Eleştiri ahlâkı son derece önemlidir. Ahlâkî ilkelere aykırı suçlamalar kesinlikle tartışmanın hiçbir aşamasında yer almamalıdır. Bu yüzden muhatabınız ahlâkî ilkelerin dışına taşma eğilimi gösterdiğinde tartışmayı bitirmek gerekir.

18) Bireylerin aile yapısı, bireysel özellikleri, özel hayatı eleştiride aslâ yer almaması gereken unsurlardır. Hakîkati söyleyenin kimliği değil, hakîkatin kendisinin doğruluğu belirler. Bu amaçla bir sözü kimin söylediği değil, ne söylediğine odaklanmak gerekir.

19) Hakîkat sizin tekelinizde değildir. Dinin en doğru yorumunu siz yapıyor değilsiniz. Hiçbir insan hakîkati kuşatamaz. Din tek, yorumlar çoktur. Din, din adına yapılan hiçbir yoruma mahkûm edilemez. Dînî konularda kendi mezhebinizi ve bir konudaki bilginizi tek doğru yorum olarak görmeniz mümkün değildir.

19) Kazanma hırsı ve kaybetme korkusunun hâkim olduğu tartışmadan hemen çekilmek gerekir. Çünkü burada hakîkati arama aşkı değil, üstün gelme kaygısı egemen olmuştur. Böyle bir tartışmadan ulaşılabilecek hiçbir sonuç çıkmaz.

20) Herkes için eleştiri dışı tutulması gereken konuların olabileceği kuşkusuzdur. Bunu daha ileri taşıdığınızda hiçbir konu eleştirilemez. Eleştiriye sınır çizmektense, eleştiri ahlâkı üzerine düşünmek gerekir.

21) Kuşkusuz iktidar sâhipleri öncelikle eleştirilmelidir. Ancak bu kendi içinde bulunduğumuz cemaatin, örgütün, sivil vakıfların hatalarını görmezden gelmeye yol açmamalıdır. Eleştirinin en güzeli kendi kendini eleştirinin öznesi yapabilmektir. Doğru eleştiri içeriden dışarıya doğru yapılan eleştiridir. Kendini hiç eleştirmeden sürekli dış etkenleri öne çıkarmak, kendi zaaflarını gizleyen bir tutuma dönüşecektir. Bu da kendini, içinde bulunduğu grubu eleştirinin dışına taşımak demektir. İslâm dünyası sürekli olarak içinde bulunduğu durumdan dış faktörleri öne çıkararak analiz yapmaktadır. Bir kez daha söylemek gerekir ki, İslâm dünyası yaklaşık 200 yılı aşkın bir süredir sorun çözme yeteneğini kaybetti. Asıl sorun ABD'nin veya İsrail’in gücü değil, Müslüman halkların zaafıdır. Sürekli ABD ve Batıya küfrederek slogan atmak rahatlatıcıdır; ama sorun çözücü değildir. Bu yüzden sosyal değişimde belirleyici faktör olan iç faktörlere yönelmek gerekir.

22) Hakaret etmek ve eleştiri yapmak kesinlikle birbirinden ayrılmalıdır. Hakaret etmek ayrı eleştiri yapmak ayrıdır. Hakaret konumu, kimliği ne olursa olsun hiç kimseye yapılmamalıdır. Hiç kimse eleştiriden âzade olmadığı için, eleştiri herkese yapılabilir. Dolayısıyla hiç kimseye yapılmaması gerektiği gibi, Atatürk'e de hakaret kabul edilemez. Ancak buradaki zorluk, her tür eleştiriyi hakaret kapsamına sokarak Atatürk'e bir eleştirisizlik zırhı kazandırmaktır. Dolayısıyla neyin eleştiri, neyin hakaret olduğu konusunun sınırının nasıl çizileceği sorunludur. Üstelik her konuda özgür düşünceyi savunan felsefecilerin bile söz konusu bazı düşünceler olunca içindeki otoriterlik dışarıya taşıyor. Konumu ve bilgisi ne olursa olsun bir kişiyi tartışma ve eleştiri dışına çıkarmak o kişiyi kutsallaştırmaya yol açar.

Yazar - Detay - Alt
 

KISACA BİZ

Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şubesi olarak 1995 yılından beri sevgili hemşehrilerimize hizmet etmek çabasındayız. Kadın, erkek ve çocuklar olarak tüm aile fertlerine eğitim, kültür ve sosyal konularda programlar düzenlemekteyiz. Maddî ve manevî yönden katkılarda bulunmaktayız.

HIZLI İLETİŞİM

Adres: Kemalpaşa Mah. 340.Sok. No:57 Serdivan

Telefon:0 (264) 277 19 46

E-Mail: adabulteni@adabulteni.com

HARİTADA DERNEĞİMİZ

Derneğimizin haritadaki konumu aşağıdaki gibidir.